Hakkımda / BURAK KARAKUŞ
Ben Burak Karakuş.
Teknoloji, tasarım, girişimcilik ve edebiyatın kesiştiği yerde üretmeyi seviyorum. Kendimi yalnızca tek bir meslek, unvan veya uzmanlık alanıyla tanımlamıyorum. Çünkü yaptığım işlerin biçimi değişse de çıkış noktası çoğu zaman aynı: Zihinde doğan bir fikri, gerçek ve anlamlı bir şeye dönüştürmek.
Teknolojiyle uzun yıllardır iç içeyim. Sistemler kuruyor, dijital projeler geliştiriyor ve karmaşık görünen sorunlara uygulanabilir çözümler üretmeye çalışıyorum. Ancak benim için bir projenin yalnızca teknik olarak çalışması yeterli değil. Ortaya çıkan işin bir düşüncesi, dili ve karakteri olması gerektiğine inanıyorum.
Bu nedenle kodu tasarımdan, tasarımı insan deneyiminden ayrı görmüyorum. Bir sistem kusursuz çalışabilir ama ruhsuz kalabilir. Bir tasarım güzel görünebilir ama hiçbir şey anlatmayabilir. Ben işlevle estetiğin, akılla duygunun ve teknolojiyle insanın birbirini tamamladığı işler üretmek istiyorum.
Ayrıntılarla güçlü bir ilişkim var. Yanlış seçilmiş bir kelimeyi, birkaç piksel kaymış bir çizgiyi veya hikâyenin içindeki küçük bir tutarsızlığı önemsiyorum. Çünkü bir işi değerli kılan şeyin yalnızca büyük fikirler değil, o fikri ayakta tutan küçük ve doğru kararlar olduğunu düşünüyorum.
“Yeterince iyi” olanla kolayca yetinemem. Ortaya çıkan sonuç başlangıçtaki fikrin gerisinde kalıyorsa yeniden düşünür, söker ve gerekirse baştan başlarım. Bunu bir başarısızlık olarak değil, yapılan işe ve kendi potansiyelime karşı gösterilen dürüstlük olarak görüyorum.
Teknolojinin yanında yazıyorum. Yayımlanmış romanım Lâl, kelimelerle kurduğum dünyanın ilk büyük izlerinden biri. Üzerinde çalıştığım Mavi ise insanın kayıpları, suskunlukları, hatıraları ve kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesi üzerine kurduğum daha geniş bir yolculuk.
Edebiyat benim için yalnızca hikâye anlatmak değildir. İnsanın kendisini, geçmişini ve söyleyemediklerini anlamaya çalışmasının bir yoludur. Bu yüzden hikâyelerde yalnızca ne yaşandığıyla değil, yaşananların insanın içinde ne bıraktığıyla ilgileniyorum.
Aynı zamanda yeni girişimler, dijital ürünler ve bağımsız projeler geliştiriyorum. Bir fikrin yalnızca konuşulmasını değil; tasarlanmasını, uygulanmasını, geliştirilmesini ve sonunda yaşayan bir yapıya dönüşmesini seviyorum.
Kendimi tamamlanmış biri olarak görmüyorum. Her yeni proje bana başka bir şey öğretiyor. Her öğrendiğim şey ise bilmediklerimin sınırını biraz daha görünür kılıyor. Bu yüzden merak etmeye, sorgulamaya ve farklı alanlar arasında yeni bağlar kurmaya devam ediyorum.
Benim için başarı yalnızca görünür olmak ya da daha fazlasına sahip olmak değil. Geride düşünülmüş, özenilmiş ve sahibinden bir iz taşıyan işler bırakabilmek.
Bir satır kodla, bir tasarımla, bir girişimle ya da bir cümleyle… Benim meselem, yalnızca bir şeyler üretmek değil. Anlamı olan, karakteri bulunan ve hatırlanmaya değer işler inşa etmek.
